Dünyayı herşeyi ile korumak ve hatta
bulduğumuzdan daha iyi bırakmak istiyoruz.
Amacımız
Sağlıklı; sağlığını koruma ve hijyen konusunda bilgili; çevreye, doğal hayata ve dünyadaki bütün varlıklara saygılı; sosyal sorumluluk ve sivil toplum hizmetlerine hevesli nesiller yetişmesine katkıda bulunmaktır.
Hikayemiz
1999 senesinde bir gün arkadaşımıza işitme testi için bir hasta gelir. Konuşma sırasında "bizim köyde kulağı duymayan çok çocuk var, hele bi gelsen" diyerek israrla davet eder. Ertesi sene yolu bu köye düşen arkadaşımıza sadece kulağı duymayanlar değil köyün bütün halkı muayene olmak ister. Kalabalık öyle büyür ki çaresiz tekrar geleceğine ve diğer doktorları da getireceğine dair söz verir. İşte SYMBIOSIS'in ilk adımları böylece atılmış olur.
"Gönüllü hasta bakmaya hazır ve istekli olanları bulmak hiç zor olmadı" diyor arkadaşımız. Ancak uygulamada baştan epey sıkıntı çektik doğrusu; hiç bir rahatsızlığı olmayan dahi muayene olmak istedi. Şikayetin nedir diye sorduğumuzda "karnıma bak, kulağıma bak, heryerime bak işte" diye cevap alıyorduk. Zamanla, yetişkinlerin-yaşlıların zaten doktora gitmiş-götürülmüş olduğunu öğrendik. Bizim toplumumuz yaşlılarına iyi bakıyor, bulup denkleştirip onları şehir doktoruna muayeneye götürüyor. Çocuklarına ise aynı özeni göstermiyorlar.
Biz önce çocukları sağlık taramasından geçiriyor onlardan arta kalan zamanda, ihtiyacı olan yetişkinleri-yaşlıları muayene ediyoruz.
Hastalarımıza muayene sonrası ilaçlarını verebilirsek ve bunun devamlılığını sağlayabilirsek yaptığımız iş içimize siniyor. İlaç fimalarının bu konudaki desteği bizim için çok değerli. Bir de muayene ettiğimiz çocuklara verdiğimiz armağanlar var. Bazen fabrikalardan giyim eşyası, ayakkabı (çocuklar ne çok ayakkabı eskitiyor) temin ediyoruz. Çoğu zaman da arkadaşlarımızın dolaplarından gelen, çocuklarının küçülmüş neyi varsa topluyor, onarıyoruz. Okul gereçleri, kitap, oyuncak götürüyor, okullara bilgisayar kuruyoruz.
Başımızdan geçen pek çok komik ve hüzünlü olay var, hangi birini anlatalım... Bizi en çok duygulandıran, her seferinde sıra vedalaşmaya geldiğinde sarılmalar, öpüşüp koklaşmalar, bazen gözyaşları ve kızların "ben de doktor olacağım" derkenki heyecanları. Onların yolu açık olsun, SYMBIOSIS de yoluna devam ettiği sürece daha nice duygular tadılsın istiyoruz.